Bilecik Bayan Arkadaş Bul, Bilecik Bayan Arkadaş, Bilecik Bayanh

Ben Filiz 35 yaşındayım Trabzon da oturuyorum evlenmek istiyorum aşık olacağım ve ciddi düşüneceğim erkek arkadaşı arıyorum evlilik düşünüyorum benim gibi düşünen beyleri bekliyorum 23 40 yaş arası olursa sevinirim yorumları ve profilleri incelicem. Ben ssize dönüş yaparim. ulaşmak isteyenler ulaşabilir

Görünüm

Bilecik Bayan Arkadaş Bul, Bilecik Bayan Arkadaş, Bilecik Bayanh
Bilecik Bayan Arkadaş Bul, Bilecik Bayan Arkadaş, Bilecik Bayanh

Boyum: 166 – 170 cm (65,1 – 66,9 inch)
Göz rengim: Kahverengi
Saç rengim: Kumral
Figürüm: İnce
Ağırlığım: 56 – 60 kg ( 121.4 – 132.3 lbs)
Hayat
Medeni durumum: Bekar
Beslenmem: Belirtmek istemiyorum
Sigara durumum: Hayır, daha ağzıma koymadım
İçki alışkanlığı: Hayır
Ana dilim: Türkçe
Egzersiz durumum: Antremansız
Kim ile yaşıyorsun?: Anne/babamla yaşıyorum
Çocuklarım: Çocuklarım yok
Çocuk isteğim: Allah nasib ederse
Eğitim durumu: Lise
İşcilik durumum: İşci
Mesleğim: Eğitim
Kişiliğim: Düşünceli

Bilecik Bayan Arkadaş Bul, Bilecik Bayan Arkadaş, Bilecik Bayanh
Bilecik Bayan Arkadaş Bul, Bilecik Bayan Arkadaş, Bilecik Bayanh
Hayat, ona ne taraftan baktığınızla ilgili şekilleniyor. 
Güzel bakmak, her şeyi daha da güzel gösteriyor.
Her ne olursa olsun, yaşanan her şeyin bir "kazanım" olduğunu da unutmamak gerekiyor. 
Kazandıklarımız, anılarımızda bizimle kalıyor ve buna da "tecrübe" deniyor.
Güzel şeyler tecrübe etmeyi, tecrübe ettiklerimizin güzel yönlerini görebilmeyi nasip etsin Allah'ım.
 
Yaş 35 bugün...
Yolun yarısı mı? Bilinmez...
Ama ben hep, o yola yeni başlıyor gibi hissedenlerdenim, hala çocuğum, sanki hiç büyümedim..

Bu hayattaki 35 senemde yanımda olan, bana değer katan, ömrümü "hayat" tadında geçirmemde emeği olan, hep içimde yaşayan ve yaşayacak olan sevdiklerim...
İyi ki gelmişim şu dünyaya.
İyi ki sizi tanımış, güzel "tecrübe"lerle sizinle aynı "hayat"ı paylaşmışım...
Nice mutlu yıllara...
 

 
 
 
Yaş otuz beş! yolun yarısı eder.
Dante gibi ortasındayız ömrün.
Delikanlı çağımızdaki cevher,
Yalvarmak, yakarmak nafile bugün,
Gözünün yaşına bakmadan gider.
 
Şakaklarıma kar mı yağdı ne var?
Benim mi Allahım bu çizgili yüz?
Ya gözler altındaki mor halkalar?
Neden böyle düşman görünürsünüz,
Yıllar yılı dost bildiğim aynalar?
 
Zamanla nasıl değişiyor insan!
Hangi resmime baksam ben değilim.
Nerde o günler, o şevk, o heyecan?
Bu güler yüzlü adam ben değilim;
Yalandır kaygısız olduğum yalan.
 
Hayal meyal şeylerden ilk aşkımız;
Hatırası bile yabancı gelir.
Hayata beraber başladığımız,
Dostlarla da yollar ayrıldı bir bir;
Gittikçe artıyor yalnızlığımız.
 
Gökyüzünün başka rengi de varmış!
Geç farkettim taşın sert olduğunu.
Su insanı boğar, ateş yakarmış!
Her doğan günün bir dert olduğunu,
İnsan bu yaşa gelince anlarmış.
 
Ayva sarı nar kırmızı sonbahar!
Her yıl biraz daha benimsediğim.
Ne dönüp duruyor havada kuşlar?
Nerden çıktı bu cenaze? ölen kim?
Bu kaçıncı bahçe gördüm tarumar?
 
Neylersin ölüm herkesin başında.
Uyudun uyanamadın olacak.
Kimbilir nerde, nasıl, kaç yaşında?
Bir namazlık saltanatın olacak,
Taht misali o musalla taşında.
 
Cahit Sıtkı Tarancı