Almanya Arkadaşlık Siteleri, Almanya Arkadaşlık, Almanya Arkadaş, Almanya Bayan Arkadaş

Ben Kamile 29 Yasındayım. Aydın ta Yasıyorum. İyi insanlarla iletişim kurmayı seviyorum. Ben açık bir insanım, yeni olan her şeyi keşfetmeyi seviyorum Astronomi ve jeoloji ile ilgileniyorum, dağcılık ve yürüyüşün tadını çıkarıyorum. Mutlu bir insanım ve insanlarla sohbet etmekten hoşlanıyorum.Yaşımdaki insanlarla anlaşamıyorum, bu yüzden bakış açım ve tutumumda çok genç olduğum için kendimden daha genç bir partner arıyorum Merak tırmanışı seviyorum kırlarda ve uçan
Astronomi ve jeoloji ile ilgileniyorum, ben countyside tırmanma ve yürüyüş zevk. Mutlu bir insanım ve insanlarla sohbet etmekten hoşlanıyorum.Yaşımdaki insanlarla anlaşamıyorum, bu yüzden bakış açım ve tutumumda çok genç olduğum için kendimden daha genç bir partner arıyorum Merak tırmanışı seviyorum kırlarda ve uçan

Almanya Arkadaşlık Siteleri, Almanya Arkadaşlık, Almanya Arkadaş, Almanya Bayan Arkadaş
Almanya Arkadaşlık Siteleri, Almanya Arkadaşlık, Almanya Arkadaş, Almanya Bayan Arkadaş

Hayat ne güzel…

Sıcacık simidin buğusu mutlu ediyor beni.

Kırmızı önlüklerimizle anaokulundan dönerken, evde beni bekleyen oyuncaklarımı düşlüyorum..

Ve annemin kurufasülyesini çıtır çıtır yanan sobanın yanında yemeyi.

Kardan adamı, burnundaki havucu ve hatta kömür gözlerini çok seviyorum.

Garajın çatısından aşağı uzanan buzları kırmayı…

Üşümesini ellerimin, ayaklarımın su içinde kalmasını,

Kış günü bile çocukça koşturmaktan sırtımın sırılsıklam olmasını…

Kızaklarla mahalledeki arkadaşlarla çılgınca kaymayı özlğyorum…

Sonra baharı…

Yazı, güneşi, susamayı…

Temmuz’da öğlen güneşinde kavrulup kahverengi bir ton almayı 🙂

Hatice’yle çukura girip kırdığımız BMX’i hatırlamayı…

Gülmeyi..

Dizimin kabuk tutan yaralarını…

Hale’yle arabaların siboplarından gelen “fısss” sesini dinlemeyi…

Sahibi gelirken tabana kuvvet kaçmayı:)

Kayısı ağacının dallarına ev yapmayı,

Kirazdaki kırmızı boncuklu tırtılı…

Maçta kaleci olmayı, çelik-çomakta koşturmayı…

Bilyelerimi, gazoz kapağının içine çamur doldurup oynamayı…

Fener alayını, şivlilikte komşulardan şekerli leblebi toplamayı…

Oyun arkadaşımın sobada fıss diye erimesine ağlamayı..

Uçan balonumun ellerimden kayıp gitmesini belki de, onu öylece çaresizce izlerken bile, çocukça bir duyguyla daha güzel yerlere gidiyor olması duygusunun beni teselli ettiğini hatırlıyorum..

Çocukken, hayat tozpembe değil aslında…

Hayat hep olduğu gibi…

Biz sadece tercihlerimizi yaşıyoruz…

Oysa çocuk gözüyle bakabilsek hayata,

Hatanın da bir olasılık olduğunu kabullenebilsek…

Başarmanın, doğrulardan örülmüş bir çember olmadığını kabul edebilsek…

Çocukça bir hayat sürebilsek keşke…

İşte o zaman -di’li geçmiş zamanlara ihtiyaç duymazdık hiç…

Hilal Timur