SAMSUN EVLİLİK SİTELERİ

Balıkesir bayan arkadaş Sitemize hoşgeldiniz arkadaşlar. Sitemizde Balıkesir’dan bay bayan arkadaşlarla tanışabilirsiniz.
Ben Şükran 27 yasındayım.Balıkesir’da yaşıyorum.Kamuda memurum.ben iyi bir aileden bir kızıyım, gelenek adetlerimi bilerek büyüdüm, Allah’tan söz etme tutkum, kalbimi besliyor. Kendime saygı duyuyorum çünkü Allah’a saygı duyuyorum, bir erkek için kadınım. Ve sadece herhangi biri değil, beklentilerime uygun olmalı, Allah’ın bize koyduğu sınırlar içinde her türlü tartışmaya açık olurum. Mahremin huzurunda Allah kalbimizi sakinleştirsin ve ona olan inancımızı aydınlatsın. Ve bize en iyisini verin. Amin
Aradığım şey: Allah’ın rızasını arayan dindar, samimi, ciddi dürüst ve güvenilir, tatlı, kadını sevmeyi bilen ve çocuklu bir adam arıyorum.
Balıkesir evlilik, Balıkesir arkadaş, Balıkesir arkadaşlık sitesi, Balıkesir, Balıkesir bayan arkadaş

Balıkesir arkadaş, Balıkesir arkadaşlık sitesi, Balıkesir, Balıkesir bayan arkadaş

SAMSUN EVLİLİK SİTELERİ
SAMSUN EVLİLİK SİTELERİ, SAMSUN EVLİLİK, SAMSUNDA EVLİLİK

Balıkesir arkadaş, Balıkesir arkadaşlık sitesi, Balıkesir, Balıkesir bayan arkadaş
Boyum: 161 – 165 cm (63.1 – 65.0 inç)
Göz rengim: kahverengi
Saç rengim: siyah
Benim figürüm: Ortalama
Ağırlığım: 61 – 65 kg (132,4 – 143,3 lbs)
Hayat
Sigara içme durumum: Hayır, asla
Alkol içiyor musunuz? Hayır.
Benim ana dilim: türkçe
Kendi evi: Ailemle yaşa
Çocuklarım: çocuğum yok
Çocuklar için dileğim: Belki Tanrı isterse
İşim: diğerleri
1. Yabancı dil: Almanca

SAMSUN EVLİLİK SİTELERİ
SAMSUN EVLİLİK SİTELERİ, SAMSUN EVLİLİK, SAMSUNDA EVLİLİK



Artık eskisi gibi her hafta sonu birileri ile dışarı çıkmak istemiyorum. Beni yoran ilişkiler, yeni tanışmalar, yeni yüzler aramıyorum. Eski dostlukların da özetini çıkarmaya başladım.


İlişkilerde tasarrufa gidiyorsun her şeyde olduğu gibi ve gereksiz insanları hayatından atmak istiyorsun.

Yapmacık, inanmadan konuşmak istemiyorum artık.

Beni anlamayanlarla konuşmak cümle kirliliği yaratıyor ve hak edenlere saklıyorum enerjimi.

İstediğime istediğimi deme özgürlüğüne sahibim, eleştirme hakkını oluşturan yaşamışlık ve yeterli yaş faktörü artık bende de var.

‘Ben demiştim’ ,’ben bilirim’, ‘ben zaten anlamıştım’,

Sendromunda olanlarla arkadaşlıkları bir kez daha sorguluyorsun. İlişkilerini sadeleştirmeye başlayınca sıra iyi ve kötü gün dostlarını ayıklamaya geliyor. Kötü gün dostlarını belirliyor ve onlara daha çok önem veriyorsun.

İyi gün dostu bulmak ne kadar kolaysa kötü gün dostu bulmak bir o kadar zor, biliyorum.

Dostlar ihtiyaç olduğunda göçmen kuşlar gibi sıcağa uçuyor ve sadece seninle birlikte sürüden ayrı düşenler kalıyor.

Zamanın ne kadar kıymetli olduğunu öğreniyorsun buralara kadar gelirken.

Uzun düz otobanlardan olduğu gibi, kestirme bozuk yollardan da ulaşabilirsin hedeflerine.

Kestirmeleri de öğrendim gide gele.

Boş geçen her saniye değerli artık.

Daha yapılacak çok şey var ama, kendimi çok yormaktan çok hırpalamaktan yana değilim.

Gerektiğinde ‘HAYIR’ demeyi öğrendim ve bu kelime başta karşındakine kırıcı gelse de senin için hayat kurtarıcı olabiliyor.

Sevgiye önem vermek gerektiğini, zamanı geldiğinde elinde sadece sevginin kalacağını biliyorum.

Sevgi paylaşıldıkça oluşuyor, olgunlaşıyor.

Aileme ve seçtiğim tüm dostlarıma daha önce göstermediğim sevgi, anlayış ve ilgiyi gösteriyorum. Biliyorsun ki gidenlerin ardında sadece iyilikler kalıyor, ne kadar sevgi dolu olduğu hatırlanıp anılıyor.

Bana çok genç olduklarını hatırlatırcasına nedense tecrübelerimi, fikirlerimi sormaya başladılar.

Vereceğim cevaplar belki çok anlamsız geliyor ama yine de dinliyorlar ama ben biliyorum ki yasamadan hiçbir şey öğrenilmiyor.

Yasamışlığın oluşturduğu bir alçak gönüllülükle gülüyorum içimden sadece.

Artık daha şık giyiniyorum, senelerle birikmiş dolaplar dolusu kıyafet var ve bunları kendimle paylaşmalıyım.

Önce kendine güzel görünmelisin, kendi zevkime göre giyinmek istiyorum, böyle hissediyorum.

Modaya uymak adına popumun sığmadığı düşük bel pantolonlara sığmıyorum diye kendimi üzme tercihini de kullanabilirim .

Ayıp, günah yada ne derler korkuları çoktan geride kaldı.

Dostlarıma, kendimize yemek yapmak hoşuma gidiyor. Mutfak eskiden bir zulüm iken şimdi zevk aldığım mekanlar arasına giriyor.

Farklı lezzetler denemek güzel ve kendi lezzetimi kendimde yaratabileceğim belli bir damak zevkim ve mutfak kültürüm oluştu.

Sonra Sezen’in şarkısındaki gibi anneni daha sık düşünüyorsun ve hatta anlıyorsun.

İşte bu yeni alışmaya başlanan ve giderek hoşa giden yeni duruma olgunluk deniyor.

Yasamışlığın, görmüşlüğün, geride kalmış üflenmiş doğum günü mumlarının bir sonucu kendiliğinden ortaya çıkıyor hayatın bir dönemecinde bu olgunluk.

Ne zaman dersen herkese göre, ne kadar dolu yasadığına göre değişiyor bu olgunluk çağına ermek.

İnanın bana hayattaki düşüşler, zor alınan virajlar bu zamanı hızlandırıyor.

Kendi dünyanın küçüklüğünü keşfetmek ve buna rağmen kendinin kıymetini bilmek çok ise yarıyor.Bir gün hepimizin bu huzurlu olgunluğu bulmasını diliyorum…

-Can Dündar